Yaşayarak Öğrenme Modeli ve Bir Eğitimci: John DEWEY

“Okul hayata hazırlık değil, hayatın doğrudan doğruya kendisidir.”

John Dewey 1859–1952 yılları arasında yaşamış olan ünlü Amerikan filozof ve eğitimcisidir. Kısa bir öğretmenlik kariyerinin ardından felsefe alanında doktora yapmış ve 1889’dan sonra Michigan Üniversitesinde felsefe bölümünün başkanlığını üstlenmiştir.

1896 yılında Chicago Üniversitesinde kurduğu “Laboratuvar Okulu” ile eğitim dünyasında bir çığır açmış ve bu okulda dört-on dört yaş grubundaki çocuklara aktif öğretim yöntemleri doğrultusunda eğitim vermiştir. Yöntem ve yönetimin, eğitim alanında uygulanışının ilk öncüsü olmuştur.

1920lerden itibaren deneyimlerini paylaşmak ve eğitim sistemlerini incelemek amacıyla çeşitli ülkelere eğitim seyahatleri yapmıştır. Eğitim seyahatleri yaptığı ülkelerden biri de Türkiye’dir. Dewey, Atatürk’ün davetiyle Türk Eğitim Sistemi’ni incelemek üzere iki ay süreyle (19 Temmuz-10 Eylül 1924) Türkiye’ye de gelmiştir ve ülkemizdeki incelemelerinin sonucunda bir rapor yayınlamıştır.

John Dewey’in hazırladığı rapor genç Cumhuriyetimizin eğitim sisteminin şekillendirilmesinde oldukça etkili olmuştur. Hatta Köy Enstitülerinin kuruluş mantığı ve dayanaklarında da bu raporun doğrudan yansımalarını görmek mümkündür. John Dewey 1945 yılında ülkemize tekrar geldiğinde Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nü inceledikten sonra söylediği, İngiltere ve Amerika’daki konuşmalarında da aynen tekrarladığı “Benim düşlediğim okullar Türkiye’de Köy Enstitüsü olarak kurulmuştur. Tüm Dünyanın bu okulları görüp eğitim sistemini, Türklerin kurduğu bu okulları göz önünde bulundurarak yeniden yapılandırması isabet olacaktır” şeklinde batı basınında yayınlanan sözleri tarihe geçmiştir. Bu sözleriyle, kurulan bu okullara dünyanın ilgisini çekmiştir. Türk Eğitim Sisteminin felsefi temellerinin yeniden oluşturulduğu ve eğitime yeni bir anlayış kazandırıldığı bir dönemde hazırlanan raporlar ve bu raporlar sonucunda kurulan söz konusu okullar, bir süre sonra bir daha açılmamak üzere kapatılmıştır.

Dewey’e göre eğitim hayat boyu süren bir faaliyet olduğundan dolayı öğrenme de yaparak ve yaşayarak ortaya çıkmaktadır. Dewey’e göre, “gereksinme ve amaçlanan değişikliklerden doğan pratik faaliyet, yaşantı alanına ait bir etkinliktir.” Dewey eğitimin; çocuğun kapasitelerine, ilgilerine ve huylarına dair psikolojik bir kavrayışla başlamasını, çocuğun dıştan eğitilmeyip içinden kendi kendine yetişmesi gerektiğini vurgulayarak, çocuğa bilgiler doldurmak suretiyle verilmesine şiddetle karşı çıkmaktadır.

Dewey’e göre okul, hayata hazırlık değil, hayatın doğrudan doğruya kendisidir. Bu yüzden okulda her türlü derse yer verilmelidir. Yaşamda, hangi meslekler varsa, hangi sorunlar bulunuyorsa, hepsi okullarda yer almalı ve öğrenci de yaşama girmelidir. Derslerin içeriği, toplumsal açıdan istenilen yeteneklere, öğrencinin hemen kullanabileceği ve ilgisini çeken bilgi ve becerilere, tasarım ve problemlere göre düzenlenmelidir. Karakter eğitimi için ise, gruplar halinde karar vermeyi, birlikte çalışmayı sağlayacak biçimde işe koşulmalıdır.

Açıklamalardan da anlaşıldığı gibi Dewey, eğitimi pragmatist bir yaklaşımla açıklamaya çalışmış ve eğitim alanında “yaparak öğrenmek” onun temel felsefi görüşünü oluşturmuştur. Dewey’in: “Eğitim bir vazoyu suyla doldurmak değil, bir çiçeğe kendi tarzında büyüyebilmesi için yardımcı olmaktır ” sözü eğitim ve hayat felsefesini açıkça ortaya koymaktadır. Dewey’e göre eğitim hayat boyu süren bir faaliyet olduğundan dolayı öğrenme de yaparak ve yaşayarak ortaya çıkmaktadır.

Dewey’e göre en kolay öğrenilen ve en çok akılda tutulan bilgiler beş duyu ile doğrudan yaşantıdan edinilmiş ve yaşantıyı en çok değiştiren bilgilerdir. Dolayısıyla bireylerin algılan ve ilgileri öğrenme için önemli bir etkendir ve bunlar öğrenmeyi olumlu yönde etkiler.

Yine Dewey’e göre “Bir çocuğun karakteri, bilgisi ve becerisi olayların gerçekleştiği bir yerde oturarak şekillenmez. Bu ancak fiziksel ve zihinsel katılımın birlikteliğinde mümkün olur”.

Eğitimin ve eğitim sistematiğinin çokça tartışıldığı günümüzde, bu fark yaratmış eğitimcinin eğitim felsefesini bir kez daha hatırlamak uygun olacaktır.

 

 

Kaynakça:

“John Dewey’nin Eğitim Anlayışı ve Sosyal Bilgiler Eğitimine Yönelik Bazı Örnek Uygulamaları”, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi (Journal of the Institute of Social Sciences)’nin, Sonbahar 2009, Sayı 4

“John Dewey’nin Türk Maarifi Hakkında Raporu ve Türk Eğitim Sistemi”, Sempozyum: Birinci Ulusal Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi bildirisi